La rhinoplastie commence souvent par une pensée silencieuse devant le miroir. On imagine comment un petit changement au centre du visage pourrait améliorer l’harmonie, adoucir l’expression et renforcer la confiance en soi.
Tam da bu noktada en kritik soru ortaya çıkar:
Bu ameliyatı kime yaptırmalıyım?
Bir hocamın yıllar önce söylediği bir cümle vardır:
“Burun estetiği son derece şahsi bir ameliyattır. Bir cerrahı seçmek, aslında burnunuzu seçmektir.”
Bu cümle ilk duyulduğunda biraz iddialı gelebilir. Ancak üzerinde düşününce ne kadar doğru olduğu anlaşılır. Çünkü estetik cerrahi, sadece ölçülerden, açılardan ve tekniklerden ibaret değildir. Aynı kalemi kullanan iki insanın imzası nasıl farklıysa, aynı eğitimi almış iki cerrahın ortaya koyduğu burunlar da birbirinden farklı olur.
Bir kağıt alıp basit bir çizim yaptığınızı hayal edin. Büyük ihtimalle kusursuz olmayacaktır. Ama her gün çizmeye devam ederseniz çizgileriniz yavaş yavaş oturur, eliniz alışır, gözünüz detayları daha iyi görmeye başlar. İşte cerrahide de buna tecrübe denir.
Burun estetiği alanında uzun yıllar boyunca yüzlerce, binlerce ameliyat yapmış bir cerrah, sadece tekniğini geliştirmez. Aynı zamanda yüz oranlarını okumayı, dokuların nasıl iyileştiğini öngörmeyi ve hangi burnun hangi yüze yakışacağını sezgisel olarak fark etmeyi öğrenir.
Bu yüzden “en iyi burun estetiği doktoru” arayışı aslında tek bir doğru cevaba sahip değildir. Herkes için en iyi olan cerrah farklı olabilir. Kimi daha belirgin hatları sever, kimi daha yumuşak geçişleri tercih eder. Kimi doğal görünümü ön planda tutar, kimi daha keskin bir estetik anlayışa sahiptir. Önemli olan, cerrahın estetik bakışının sizin beklentinizle örtüşmesidir.
Burun estetiğinde cerrah seçimi yapılırken yalnızca diploma ve eğitim geçmişine bakmak yeterli olmaz. Elbette tıp eğitimi ve uzmanlık son derece önemlidir. Ancak estetik cerrahi, bilimle sanatın kesiştiği bir alandır. Teknik bilgi, estetik sezgiyle birleşmediğinde ortaya sıradan sonuçlar çıkar.
İyi bir rinoplasti cerrahı, size yalnızca “yapabiliriz” demez. Neden böyle bir burun tasarladığını, yüzünüzle nasıl bir uyum hedeflediğini ve iyileşme sürecinde sizi nelerin beklediğini açıkça anlatır. Gerçekçi konuşur. Sizi hayal satmak yerine bilgilendirir.
Çünkü burun estetiği, dünyanın en teknik ameliyatlarından biridir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi riskler vardır. Şişlik, ödem ve iyileşme süreci normaldir. Bunları yok sayan ya da “hiçbir sorun olmaz” diyen yaklaşımlar kulağa hoş gelse de gerçeği yansıtmaz. Güven veren cerrah, her şeyi olduğu gibi anlatandır.
Bir diğer önemli konu ise fiyat meselesidir. Burun estetiği ameliyatı bir alışveriş ürünü değildir. Pazarlıkla alınan bir eşya gibi düşünülmemelidir. Ucuz bir ameliyat, ileride pahalı bir düzeltme operasyonuna dönüşebilir. Bu yüzden fiyat karşılaştırması yaparken asıl odaklanılması gereken şey, ödenen bedelin karşılığında sunulan değerdir.
Doğru cerrah, sadece ameliyatı yapan kişi değildir. Sizi anlayan, beklentinizi dinleyen, süreci baştan sona yöneten ve sonrasında da yanınızda olan kişidir.
Sonuçta bir cerrah seçtiğinizde, yalnızca bir doktora karar vermiş olmazsınız. Aynaya her baktığınızda göreceğiniz yüz ifadesini, burnunuzun formunu ve kendinizle kuracağınız ilişkiyi de seçmiş olursunuz.
Bu yüzden acele etmeyin. Araştırın. Fotoğraflara bakın. Sorular sorun. İçinize sinmeyen hiçbir kararı vermeyin.
Çünkü tekrar hatırlatalım:
Bir cerrahı seçmek, burnunuzu seçmektir.



